18 Ocak 2016 Pazartesi

MEŞHUR TÜRKMEN ŞAİRİ




            RÜSTEM MUHLİS


               (1931-1981)

Afganistan Türkmenleri arasında en seçkin şairlerinden biri olan Rüstem Muhlis, Şıvırgan’ın Kızılayak kasabasında 1931 (Hicri 1309) yılında dünyaya geldi.
Eğitimini Kızılayak kasabasında Türkmenlerin ileri geleni Halife Kızılayak tarafından yaptırılan Kızılayak Medresesi’nde tamamlar. Damullah Yazberdi Karamkul tarafından eğitilen Rüstem Muhlis, dini eğitimi yanı sıra Türkmen edebiyatı ile de yakından ilgilenmeye başlar.
Yaklaşık 300 öğrencinin eğitim aldığı medresede, aydın görüşü ve kıvrak zekası ile dikkat çeken Muhlis, medresede Kuran-ı Kerim hafızlığı, Hadis, Nahu ve Fıkıh ilimlerini alır ve aynı yerde öğrencilere eğitim vermeye başlar.
Dini eğitimi ile yetişen Rüstem Muhlis aydın görüşü sayesinde Türkmen edebiyatı ile de ilgilenmeye başlar.
Muhlis lakabını da yazmış olduğu şiirlerinde kullandığı adı ile anılmaya başlayacaktır. Muhlis’in yazmış olduğu şiirlerinin konusu ve veznesinin çok yüksek olduğu gibi aynı zamanda şekil ve ozanlık derecesi de oldukça gelişmiştir.
Aydın düşünceli, gelecek nesiller için çok endişeli ve olabildiğince ileri görüşlü olan Rüstem Muhlis, halkının da aydın görüşlü olmasını isterdi. Halkın daha bilimli olması için aydın görüşlü kişilerin daha çok yetişmesi yönde daima halkını teşvik eder, onları daima bilime davet ederdi.
Halk arasında saygın bir yeri olan, fakir bir aileden gelen Rütem Muhlis, yazmış olduğu şiirlerinin çoğu halkının günlük hayatta karşılaştığı dertler, sorunlar ve bölgede yaşanan eziyetler, insaflı olmayı, insanlara iyilik etmeyi, mahşer günü, zalimlerin yapmış oldukları eziyeti eleştiren bir çok şiirler yazmıştır.
Afganistan Türkmenlerinin dertlerini, karşılaştığı sorunları çok iyi bilen Muhlis, kendi dönemlerinde yaşadıkları eziyetleri de yazmış olduğu şiirlerde açık bir şekilde dile getirmiştir.
Yaşamının son zamanlarında bazı ard niyetli insanların ‘’Mücahit’’ ismini kullanarak insanlara eziyet verenleri hiç çekinmeden cesurca eleştiren Muhlis, aynı zamanda kendi ölümünü de böylece hazırlamış olur..
Afganistan'da iktidar boşluğu ve Sovyetler Birliğinin işgali döneminde bir gurup kendini bilmez insanlar Rütem Muhlis’i öldürürler. (1981)
Aşırı derecede Türk milliyetçi olan Rüstem Muhlis’in Türkhan isminde bir oğlu, Hayrunisah, Nurcemal ve Ayşe isminde üç kızı var. Oğlu Türkhan da aynı Rüstem Muhlis gibi çok iyi yetişmiş ve sayısız şiiri bulunmaktadır.


YARANLAR

Bir mün üç yüz dokuzuncu at yılı
Dünya gelip gözüm açtım yaranlar
Gam hane geldim diyip ağladıp dili
Göz yaşımı yere saçtım yaranlar.

Çarşamba günü bir Cevza ayında
Gelip gözüm açtım gam serayında
Vatan tuttum bir harabat cayında
Gede yanıp gede üçtüm yaranlar.

Ağlap indim bu gaygılı caya
Gam bilen gelip men fani seraya
Sataştım yaranlar acap govgaya
Gaygıli şerbetten içtim yaranlar.

Bildim bu dünya ken sraydır
Gelip otir herkim kim bu gul baydir
Ertesi göçmeli duşulgah caydir
Nesiben gelip duşdum yaranlar.

Dünya gelip yağşi güni görmedim
Gaflatımda bir maksada yetmedim
Bihuda kerlere ömrümi satdım
Toba edip Allaga gaçdım yaranlar.

Muhlis aydar geldim doli gam bilen
Anadan doğuldum gözüm nem bilen
Aşık oduna dovam bolmazam bilen
Gaygi deryasında akdım yaranlar.


AĞLAR MEN

Ey Hudaya talmurup men zar ağlap
Bir munasıp hemdem diyip ağlar men
Bul garip gönlüni huar eylep her dem
Özüm yani fırğam diyip ağlar men

Yalan aytman doğruluk süren bolsa
Aht fimanında rast duran bolsa
Arzu bilen dosti den gören bolsa
Şohil yari görsem diyip ağlar men.

Gamli günimi şirin sözden şad etse
Dostum diyip arttır ağşam yat etse
Yöreğimi mehirden abadan etse
Şona boyun eğsem diyip ağlar men

Bir yıldan göründek bolsa her günde
Söhbet etsen bolsa hormati sende
Şolar yali aşna bolsa dil zinde
Cani nısar atsam diyip ağlar men

Muhlis aydar gönlüm dolu gam bilen
Otur boldi ömrüm gam matam bilen
Yörek ah o gözüm doli nem bilen
Bahtli devran sürsem diyip ağlar men


(Derleyen: Hacı Osman Mahdum)

20 Eylül 2015 Pazar


ARMANA ALDIRDIK HACİ MENNANİ



Zalım dünya etti yüzmün hüneri
Beş ay boldi munda çekdiğim zari
Garri pirden galan batır yatgari
Armana aldırdık Haci Mennani

Eydoğanlar yaman boldi bul işler
İndi ağlaşınlar kovum gardaşlar
Hemme tozup gaytti den bile duşlar
Armana aldırdık Haci Mennani

Hata bolmaz barçaların dilinde
Ruhu peyda etsin cennet gülünde
Şehit boldi zalımların golunda
Armana aldırdık Haci Mennani

Ey doğanlar yaman dertdir bul dertler
Ağlaşti giceler tilkiler gurtlar
Ahir etti etceğini namartlar
Armana aldırdık Haci Mennani

Peleğin bul zulmu bizlere yetti
Zalım dünya hemme sütemin etti
Çınar bağrım köydi bigüna gitti
Armana Aldırdık Haci Mennani

İndi görün gara gözüm yaşıni
Sütem aldi yüreğimin başıni
Boş goydular ak bayrağın daşıni
Armana aldırdık Haci Mennani

Sırlarımız açıldi indi yapılmaz
Dünya malı üçin yerler depilmez
Ahtaranın bilen indi tapılmaz
Dağboldi aldırdık Haci Mennani

Ey doğanlar gözüm yaşdan dolandır
Belli bir demde dünya yalandır
Ahir çağda yaman kesel bolandır
Armana aldırdık Haci Mennani

Açılanyok gucağımız her yerde
İndi işler bentboldı mi namarda
Kadir Mevlam etme özün bi perde
Aldırdık armanli Haci Mennani

Pelek durmaz bir adamın destinde
Adamlar bar adamların kastında
Ölüdür etti tayakların astında
Dağ boldi aldırdık Haci Mennani

Sinamızda galar boldi yaralar
İndi gamın gamdan gama urarlar
Gözünden başga yeri bari garalan
Armana aldırdık Haci Mennani

Dostlar bize boldi ahir zamana
Günden güne gitti gövnüm gümana
Garrica babadan galan nışana
Dağ boldi aldırdık Haci Mennani

İndi men neme edeyin zemini zeri
Annalap minmeli bir merdan hari
Elimden aldırdım gönl ciğeri
Armana aldırdık Haci Mennani

Türkmenler içinde bir yeke Hanti
Şazada yiğitti dilleri canti
Her vaht yad eylesem yanımda kenti
Armana aldırdık Haci Mennani

Nışanasi go.. meydana 
Ontört yıllap ozün tabşıranti punhana
Ahir vahtta govar boldi armana
Dağ boldi aldırdık Haci Mennani

Men durmazam bu dünyanın derdi ken
Neyleyinde gara bağrım boldi gan
Kovumlar içinde erdi bir Sultan
Armana aldırdık Haci Mennani

İndi gelen belaradır daş bolsun
Özünü bilmedik ile kaş bolsun
Alımızda indi kiler baş bolsun
Aldırdık armana Haci Mennani

Küpürün kastında bağlansın bili
Gözünden akdırdı gan bilen sili
Ahirın acala tapmadı ili
Armana aldırdık Haci Mennani

Sahi bolan saçak yazıp Nan berdi
Şehit bolan kökreğinden gan berdi
Ahir vahta kovum diyip can bardi
Armanda aldırdık Haci Mennani

Yalançinın eden emrin tutmadi
Oylanıp görerin danlan atmadi
Acalından korkup gaçıp gaytmadi
Armana aldırdık Haci Mennani

Keminenin kemliğini köp görsen
Adam bolsan indi mekem durar sen
Adam oğli niçik devran sürer sen
Dağ boldi aldırdık Haci Mennani

Etmedik işine boldi melamat
Hemme kovumlara bu dağ kıyamat
İndi munda hiçkim galmaz salamat
Armana aldırdık Haci Mennani

Kadır Allah bendelere yar bolsa
Her kim muni biler namıs ar bolsa
Oylansın kovumlar nenni bar bolsa
Armana aldırdık Haci Mennani

Binamısın gapdalından ötes yok
Binamıslar bu sözleri tutasyok
Arıyok yiğitler hata bitesyok
Armana aldırdık Haci Mennani

Ey doğanlar şulam uli kıyamat
Dünyada kim galar sağu salamat
Üstümüzden otlar yandi alamat
Dağ boldi aldırdık Haci Mennani

Memet Çopbaş
(Derleyen: Hacı Osman Mahdum)

27 Ağustos 2015 Perşembe

YAT GALDIM


Bu ne zulum zalim felek
Öz öyüme men yat galdım.

Kimse seni takdir etmez
Doğanlara men yat galdım.

Doğruluktan hep dem urup
Züryatlara men yat galdım.

Ata doğasın umitlap
Enocağna men yat galdım.

16 Haziran 2015 Salı

ORTA KÖY CAMİ


İstanbul'un her bir tarafı ayrı bir güzellik, her bir yeri ayrı bir şah eser.
Ortaköy İskelesindeki nadide eser, denizin kenarında adeta hatıra fotoğrafı çektiren bir gelin gibi zarif ve süslü olan Orta Köy Camii'sinden bahsediyorum.
Sultan Abdülmecîd Han tarafından yaptırılan bu pırlanta eser her göreni kendine mıknatis gibi çekiyor.
Bu güzelim yere ilk başta Mahmûd Ağa bir ibâdethâne yaptırmış. Daha sonra Sultan Üçüncü Ahmed Han zamânında İbrâhim Paşa kethüdâsı Mehmed Ağa yeni bir câmi yaptırmıştı.

O da harap olunca, 1853 yılında Sultan Abdülmecîd Han tarafından bu gördüğünüz Şaheser câmiyi yaptırır.

Oldukça zarif bir yapı olan cami Barok üslubundadır. Boğaziçinde eşsiz bir konuma yerleştirilen camii, yerli ve yabancı tüm turistlerin dikkatini çekiyor.


Her turist burada fotoğraf çektirmek için adeta yarışıyor. Geniş ve yüksek pencereler Boğaz’ın değişken ışıklarını caminin içine taşıyacak biçimde düzenlenirken, İnce ve zarîf minâreleriyle tanınıyor.
Özellikle Câminin içi çok güzel.


Câminin içindeki Allah, Muhammed ve ilk dört halifenin adları, bizzat Sultan Abdülmecîd Han tarafından yazıldığı söylenmektedir.

Bu kadar güzel eserin yanında açılan Kumpirciler de hoş olmuş ancak, ibadet etmeye gelen insanların dışında cemiye yakın bir bölgede oturarak biralarını yudumlayan kişileri görünce de insanın içi acı bir şekilde burkuldu.

Güzelim caminin görünüşü, ışığa koşan kelebekleri çektiği gibi her insanı çekiyor. Bu raya her türlü insanın gelmesi aşikar ancak, ibadet edenlere de birazcık saygı gösterilirse uygun olurdu vesselam.

(Osman Mahdum)





10 Mayıs 2015 Pazar


PAŞAM MEKANIN CENNET OLSUN



Sevgili Paşam, manevi babamız Cumhurbaşkanımız sayın Kenan Evren, Rus-Afgan savaşının mağduru, parçalanmış ailelerin umut kaynağı olarak hafızalarda yer alacağını bildirir,
seni her daim minnet ve şükranla anacağız.


1919 yılında Bolşeviklerin, 1978 yılında tekrar aynı kabus Rus Kızıl Ordusu'na karşı savaşmak zorunda kalan bir ailenin mensubuyum. 1980'de amcalarımız Afganistan'da savaşırken biz yad
el (Pakistan)'da göçmen hayatı yaşamıştık.
Böyle bir durumda olduğumuz zaman sayın paşamız Kenan Evren'in Pakistan'a gelmesi ve bizi Türkiye'ye kabul etmesi, bizim hafızamızdan heçbir zaman silinmeyecek şevkatini göstermiştir.

Türk olduğumuzu, sahipsiz olmadığımızı, bizimde göz yaşlarımızı silecek bir elin olduğunu, bizide bir ana kucağı sevgisiyle sarmalayacak bir elin olduğunu hissettiren Paşamıza Allah'tan rahmet diliyorum, mekanı Cennet ola diyorum.
Seni hiç bir zaman unutmıyacağız Kenan Paşam.
(Osman Mahdum)