22 Ocak 2017 Pazar

BOĞAZİÇİ LOKANTASI

Mehmet Recai Boyacıoğlu tarafından 1956 yılında Ulus Denizciler caddesinde açılan Boğaziçi Lokantası yıllardır Türk ve Osmanlı mutfağı lezzetleri ile Ankara'da bir lezzet klasiği geleneğini yaşatıyor.
Kuzu eti ile yapılan yemeklerde adeta lezzet gurmesi olan babamın Ankara'ya uğradığı zaman hiç kaçırmadan geldiği Boğaziçi Lokantası'nı hiç unutmuyorum.
Bende fırsat buldukça, arkadaşlarımla sürekli geldiğim ve misafirlerimi hiç çekinmeden ağırladığım bir lokanta.

Duyduğuma göre, merhum Başbakan Bülent Ecevit'in en çok uğrak noktası olan bu lokantaya kuzu eti lezzetini bilen herkesin uğrak noktası olduğunu düşünüyorum.

Biz Türkmenler Et ve pilav düşkünü olduğumuz için Özellikle bu lokantanın Ankara Tavasına bayılıyoruz. Yıllardır yediğimiz Ankara tavası lezzetinden zerre kadar taviz vermeyen lokantanın Paça çorbas İşkembe ve çeşitle tatlı lezzetleri ile de meşhurdur.
Lokanta ile ilgili babamla bir anımızı paylaşmak istiyorum.

Babam yüksek tansiyon ve kalp hastası olduğu için Hacettepe Hastanesinde muayene oldu. Doktor babamda gut hastalığı da tespit etti.
Doktor babama baş parmağını göstererek, "Mahdum bey şu kadar et dahi yeme" dedi. Yani kırmızı eti yasakladı. Babam ve et hiç olacak şey mi.
Babam Doktora tamam dedi. Dışarı çıktık Ulus tarafa doğru arabayı sürdük, babam tamda İtfaye Meydanı varmadan bulunduğumuz yerde "Osman şu yerde Mollanın lokantası var. Oraya sür bakalım" dedi.
Mollanın lokantası dediği Boğaziçi lokantası. Gittik, lokantaya varır varmaz direk Ankara Tava sipariş verdi. "Baba Doktor ne dedi" deyince. Babam "boş ver et olmadan yaşanmaz diyor" böyle biri işte babam.

Boğaziçi lokantasında özellikle Ankara Tava mutlaka tadına bakılacak bir lezzet. Pilavın içinde ağızda dağılacak kadar yumuşak kuzu eti ve domates biberle birlikte servis edilmesi yok mu. Eti Pilavla birlikte tam bir doyurucu öğün hatta az yiyenler için bitirilemeyecek kadar bol bir porsiyon.

Babadan oğula 3 kuşaktır işletilen lokantanın lezzet yapısından hiç şaşmaması ve kullandıkları malzemelerin hiç değişmemesi de müşterilerini en çok çeken gelenektir.
H.M.Osman Mahdum

6 Kasım 2016 Pazar

ŞEHİT KEMALETTİN MAHDUM

1980 yılında Afganistan'ın şıvırgan kenti Derzap ilçesinde şehit olan Kemalettin Mahdum'u rahmetle anıyoruz.
İslâm'da en büyük mertebe olarak bildiğimiz Şehid-i Ala olan amcamız Şehit H. Nurettin Mahdum'u, Şehit Kemalettin Mahdum'u, Şehit Mennan Mahdum ve Şehit Molla Hacı Mamamızın şefaatçı olması ümidiyle her daim rahmetle anıyoruz.

Şehidlerin Allah katında kadir ve kıymetleri pek yüce olduğu gibi, Âhirette en büyük rütbenin peygamberlikten sonra şehidlik olduğu belirtilmektedir.
Bunun içindir ki, şehitlerin bütün günah ve kusurları Cenabı Allah tarafından affedilir.
Hz. Peygamber (SAV), Uhud´da şehit düşenler için şöyle buyurmaktadır:

"Kardeşleriniz Uhud´da şehit olunca, Allah onların ruhlarını yeşil kuşların cevfine koydu. Cennetin nehirlerinden içerler, meyvelerinden yerler. Arşın gölgesinde asılı altından kandillerde yerleşirler. Yiyecek, içecek ve istirahatlerinin güzelliğini görünce, "Keşke, derler Cennette hayatta olup, rızıklandırıldığımızı biri dünyadaki kardeşlerimize haber verse. Ta ki, cihaddan geri kalmasınlar, savaş esnasında kaçmasınlar."
Cenab-ı Allah, "Sizin bu halinizi onlara ulaştıracağım." der.
Ali İmran suresinde de şöyle buyurmaktadır:
"Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler, Allah´ın lütfundan kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde, Rableri katında rızıklandırılırlar. Arkalarından gelecek olanlara şunu müjdelemek isterler: Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmezler. Allah´tan bir nimeti ve lütfu ve Allah´ın mü´minlerin ecrini zayi etmeyeceğini müjdelemek isterler.”
(Derleyen: Hacı M.Osman Mahdum)

9 Ağustos 2016 Salı

7 Ağustos 2016 Pazar

BAŞKA TÜRKİYE’MİZ YOK

15 Temmuz’da FETÖ’nün darbe girişimi sonucu canım ülkem büyük bir badire atlattı.
Yüce Türk halkını tanımayan işbirlikçileri ve terör örgütün gerçekleştirmiş olduğu bu hain girişimi tüm Türk halkı ile aynı hassasiyeti gösteren yurt dışı Türklerde büyük
üzüntü yaşadı.
Dünyada tek varlığımız, incimiz güzelim Türkiye Cumhuriyeti'nin kılına zarar gelmesini istemeyiz.
Özellikle bize her daim ‘’Ağabey’’lik yapan, Türkiye Cumhuriyeti'nin, her daim bizi himaye eden yüce Türk halkının yanında olduğunu, derdini dert, kederini keder ve sevincini sevinç biliriz. 

ERDOĞAN’IN TALİMATI İLE SOKAKLARDAYIZ

Türkiye Cumhuriyeti'ni ve onun baş komutanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve tüm ülke yöneticileri için en derin saygı ve dualarımızla anmaktayız.
Ta uzaklarda, 3000 kilometre mesafede olmamıza rağmen kalbimizin en derin yakınlığında bir hissiyatla yaşayan Afganistan Türkmenleri olarak Şah ülkemiz güzelim incimiz
Türkiye’de olup bitenleri büyük bir üzüntü ile izledik.
Cennet ülkemiz incimiz Türkiye cumhuriyetine nasıl böyle bir şeyi reva görürüler anlamakta zorlandık.
Allah’tan diliyoruz ki kim cennet ülkemiz Türkiye’ye zerre kadar zarar vermek isterse kahrolsun.
Peygamber duası sinen nice sahabeler ve nice evliya dualarının sindiği bu güzelim vatan için canını feda eden nice şehitlerimize, tankın altına kendisini atarak canını siper eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, demokrasi gazilerimize de acil şifalar diliyoruz.

AFGANSİTAN, PAKİSTAN VE ARABİSTAN’DAKİ TÜRKMENLERDEN DUA

Afganistan’da yaşayan biz Türkmenler de Cumhurbaşkanımız, milletin baş komutanı Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ile sokaklara çıkarak Türkiye Cumhuriyeti'nin yanında olduğumuzu, acısını acımız, sevincini sevincimiz bilerek sokaklara döküldük.  Her daim Türkiye’nin yanında olduğumuzu gösterdik. 

Camilerde namazın ardından Türk halkı, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve şehitlerimiz için dualar okundu.


Türkiye Cumhuriyeti için, kardeşimiz akrabamız Türk halkı için dualarımız yalnızca Afganistan’da değil, Pakistan’da ve Arabistan’da yaşayan Türkmenler olarak toplu halde Kuran-ı Kerim kıraat edilerek hatmi şerif çıkıldı, dualar okundu.


ACINIZ ACIMIZ

Acınız acımız, kederiniz kederimiz, sevinciniz sevincimiz.

Dünya’da Türkiye’den başka neyimiz var.
Allah Türkiye Cumhuriyeti'ne ve yüce Türk halkına zeval vermesin. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Allah uzun ömür versin. Seninle şahlanan, uyuyan Osmanlı'yı canlandıran ‘’Reyis, Usta’’ artık  çok oluyoruz.
Seni çekemeyen, senin önüne engel koymak isteyene Allah hiç bir zaman yol vermeyecektir.
Yolun açık olsun Reyis, Allah yar ve yardımcın olsun.
(Derleyen: Hacı Osman Mahdum)