21 Kasım 2019 Perşembe

"BABAN BU LOKANTAYA HEP UĞRARDI"

 Babam rahmetlik hayatta iken Tokat’a gittim. Yanıma Konya Selçuk Üniversitesinde okuyan oğlumu da beraberimde götürdüm.
Ankara-Tokat yolunu Yozgat üzerinden yeni yol yapıldığı için bu istikameti kullanıyoruz. Normalde eskiden hep Çorum-Amasya ve oradan Tokat yolculuğu yapardık.
Babam ile Ankara’ya giderken ve gelirken bu yolları az kullanmadık. Şimdi anlatacağım yanımda oğluma dedesinden biraz sohbet ettik. Çorum üzerinden gittiğimizi ve Amasya üzerinden ve bu yolu çok kullandığımızı anlattım.
Oğlum Abdulkerim’e dedesinin nasıl etçil olduğunu anlatmama gerek yok. O zaten çok iyi biliyordu. Bende hadi bakalım yolumuzu birez uzatacağım amma dedenin nasıl et yediğini bir gör diye Çorum üzerinden gittim.
Çorum Sungurlu yolu üzerinde güzel bir et lokantası var. Babam buraya uğramadan hiç geçmezdi. Bende o lokantayı bulduk ve uğradık. Babamın her zaman oturduğu bir yer vardı oraya geçtim oturdum. Benim o zaman biraz köse sakalımda vardı.
Garson geldi sipariş aldı, bizde iki kilo pirzola siparişi verdik. Sonra biraz zaman geçmeden yaşlı amca bana yönelerek geldi.
-Yavrum sana bir şey soracağım diye yanıma oturdu.      
-Buyrun dedim.
-“Oğlum buraya bir şişman beyefendi gelirdi. Aynı senin gibi köse sakalı vardı. Şişman böyle bayağı göbekli biriydi.”dedi.
Ben hemen hatırladım, adamcağaz babamı soruyordu. Çünki devamlı müşderisi, ne yediğini ni içtiğini ve hatta ne sipariş vereceğini çok iyi biliyordu.
-Evet ben o beyefendinin oğlu oluyorum. Siz beni tanımadınız ben sizi birazcık hatırlıyorum” dedi.
-Bak oğlu o adamın oğluysan buraya çok gelmen gerekiyor. Baban bu lokantaya çok uğrardı, nerede kendisi hayatta mı”diye sordu.
Bende hayatta olduğunu ancak, yol güzergahımızın değiştiğini, Yozgat üzerinden gidersek yaklaşık 150 kilometre değiştiğini anlattım.
Adamcağaz “babana çok selam söyle. O hep buradan et yerdi. Sizlerde buradan geçerseniz mutlaka buraya uğrayın, emi oğlum dedi ve masadan kalktı.
Garsona seslenerek
-“Oğlum bu masaya iyi bakın”dedi ve kendi masasına geçti.
Babama bu alayı anlattım. Çok sevindi bir gün uğrayalım demişti. Nasip olmadı, babam Allahın rahmetine kavuştu. 
Babacım seni rahmetle anıyorum. Nerede oturur sohbet edersen kendini hep sevdir dost edinirsin. Seni sevenler her zaman iyi bir insan olduğunu, en çok et sevdiğini bilirler.

(H.Muhammet Osman Mahdum)

13 Kasım 2019 Çarşamba


AA MUHABİRİ OSMAN MAHDUM'UN, HAYAT HİKAYESİNİ
KALEME ALDIĞI ''HASIR İZİ AFGANİSTAN'DAN ANADOLU'YA
SON GÖÇÜN HİKAYESİ'' ADLI KİTABI ÇIKTI

Gazeteci Osman Mahdum'un kendi hayat hikayesini kaleme aldığı ''Hasır İzi Afganistan'dan Anadolu'ya son göçün hikayesi'' adlı kitabı çıktı.
Anadolu Ajansı'nda görev yapan Mahdum, Çizgi Kitabevi tarafından basılan ''Hasır İzi'' adını verdiği kitabında Afganistan'dan başlayarak Pakistan'a, oradan da ''Cennet Vatanım'' dediği Türkiye'ye kadar uzanan maceralı bir hayat hikayesini kaleme almış.
Kitabını hazırlarken, yaşamış olduğu güzel mazilerine güldüğnü antalat Osman Mahdum,''Yeri geldi başımdan geçen onca olumsuz olaylardan dolayı, satırlarımı hüzünlü bir şekilde ıslak gözlerle yazmak zorunda kaldım'' dedi.
Pakistan'da 2 yıl mülteci olarak yaşadıktan sonra 1982 yılında 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından Türkiye'ye toplu halde getirilen Afgan Türkmenlerinden olan Mahdum şöyle konuştu:
''Kitabımı yazarken konuları gereği çok zorlandım. Şu kısacık ömrümde başımdan geçen onca olaylar ve hüzünlü mazilerimi yeniden yaşamak, benim için katlanacak en zor işlerden biri oldu. Çocukluk dönemini doya doya yaşayamadığım bir atmosferde, başımıza gelen onca olaylar, tüm aile fertlerimle birlikte yaşantımızın alt üst olması ve bu olumsuzluklara rağmen hayattan bir ders çıkarmamız benim için ayrı bir yeri oldu.''
Mahdum, zaman zaman ayrılık acısı ve vatan hasretiyle yanıp tutuştuğunu ifade eden Mahdum, ''Ben bu iki kuşağın yaşamış olduğu badirelerin kayda geçmesi ve gelecek nesillerin merak ile okuyacakları bir eseri yaratabilmek için böyle bir eseri kaleme aldım. Zevkle ve büyük bir beğeni ile okuyacağınız bu kitaptan sizlerde belki kendi hayatınızdan bazı kesitleri göreceğiniz'' dedi.
Yazarın kaleme aldığı ve yaşamış olduğu badireleri, kendisinden iki kuşak önce, yani dedesinin babası ve ninelerinin de yaşamış olması, kitabın hikayesini daha da ilginç hale getiriyor. 1919-1978 yılları arasına sıkışmıç hayat hikayesi ile iki kuşağın başına gelenolaylar işlenmiş.
Osman Mahdum, AA Türkmenistan Temsilcisi olarak çalıştığı başkent Aşkabat'ta çalışmalarını 7 yıl takip ettiği merhum Devlet Başkanı Saparmurat Türkmenbaşı'nın icraatlarını kaleme aldığı ''Farklı bir Lider: Türkmenbaşı'' kitabı, Orta Asya'da Bolşeviklere karşı son direnişi gösteren dedesinin babası ve bölgede saygın biryere sahip olan Halife Kızılayak'ın hayatı ve icraatlarını içeren ÜSTADIN DUASI ''Türkistan Ereni Halife Kızılayak'' adlı iki ayrı kitabı yayımlanmıştı.
1982 yılında Afgan Türklerinin Lideri Abdulkerim Mahdum önderliğinde Pakistan'dan Türkiye'ye getirilen Özbek, Türkmen Kazak, Kırgız ve Tacik asıllı 4500 Afgan göçmeni Tokat, Hatay, Kayseri, Gaziantep ve Van'a yerleştirilmişti.

2 Kasım 2019 Cumartesi


AYRILDIK



Ey yaradan arman bilen
Dürli devrandan ayrıldık
İl bolup Rahim Han bilen
Haydar Soltandan ayrıldık

Bedev münüp beğres giyen
Ne nezi nığmatlar iyen
Köp eşretli Lebap diyen
Bir gadırdandan ayrıldık

Girdik bir çöli mugana
Suv içmedik gana gana
Uçradık azabı kene
Rahati candan ayrıldık

Ersarinın adi yetti
Her haysi bir yana gitti
Han hezritin gönli bitti
Biz veli sandan ayrıldık

Subhi şam bilen yörişen
Hayri şeri den görüşen
Zovki sapalar sürüşen
Yari yarandan ayrıldık


Dağlardan dikilmiş eren
Gırılmışdır sansız ceren
Ürgenç Lebab'a suv beren
Bahri ummadan ayrıldık

Kürreyi niçe payali
Beğler galdi köp yarali
Ser hovuzli hoş sayali
Köşki eyvandan ayrıldık

Niçe işveli şiveli
Gaçdık tapmadık Hiveli
Dürli şecerli miveli
Baği bossandan ayrıldık

Tapmayan önki eşredi
Yovtarmız gamihesreti
İstey istiy han hezretni
Ahir mekandan ayrıldık

Seydi diyer hayp Lebap
Galdi ilsiz günsüz garap
Berhem bolup mülki esbap
Bar hanımandan ayrıldım.

Seytnazar Seydi

  

7 Ekim 2019 Pazartesi


ATAM SENİ HER DAİM RAHMETLE ANACAĞIZ


Babacım güçlü duruşun asaletin ve her daim vakur duruşunla anacağım seni. 
Sovyet mezaliminin işgali döneminde (1978) 14 aylık hapishane hayatının ilk başlangıcında hücredeki yaşantına şahit olmuştum. Beni küçük görerek ilk önce senin yanına almışlardı. 
Hatırlıyorum aylarca gün yüzü görmemene rağmen, karanlık odada aylarca kalmana rağmen beni ilk gördüğünde o asaletinden zerre taviz vermediğini hatırlıyorum. Senin o duruşunla beni teselli etmeni hatırlıyorum.

Atam seni her daim rahmetle anacağım. Ruhun şad olsun babacım.

29 Eylül 2019 Pazar



İFTİHARLA ANIYORUM


İnsanoğlu hayatında iftiharla anacağı çok işler yapar. Bazen de hiç hatırlamayacağı anıları olur. 
Hayatımda her daim gururla anacağım bir dönemdi Anadolu Ajansı’nda çalıştığım zamanlar.

Her zaman devletime ve milletime yaptığım büyüt bir hizmet aşkıyla çalıştığım zamanların her dakikasını layıkıyla yerine getirdiğime inanırım.


Beytülmal gözüyle baktığım hizmet döneminde iş yeri ve çalışma masama hiçbir ziyan vermemek için elimden gelen itinayı ve hassasiyeti gösterdim. 


25 yıllık iş hayatımın içerisinde “ah” şunu yapmasaydım diyecek hiç bir şey yapmadım. Gerek Dış Haberler servisi, İç Haberler, Yeni Medya ve Genel Yayan servisindeki tüm arkadaşlarımı her daim hasretle anacağım.





M. Osman Mahdum
(Anadolu Ajansı Emekli Muhabir)