5 Mayıs 2010 Çarşamba


AFGANİSTAN TÜRKLERİNDE HALICILIK

Türkmenler, halı ve kilimi asırlardır dokuyorlar. Gerek geçim kaynaklarını sağlamak için gerekse kullanım için çeşitli renk ve desenlerde halı ve kilim dokumuşlardır.
Türkmenler halı ile öyle bir haşır neşir olmuşlardır ki, çadırlarında, evlerinde, hatta binek hayvanlarında dahi kullanmaktadırlar. Türkmenler tarih boyunca kullandıkları dokumayı göçebe hayatlarında, yerleşik hayatlarında, yaşamış oldukları uzun savaş dönemlerinde ve hicret yıllarında dahi halı sanatını bırakmamışlardır.
Cenabı Allah'ın Türkmen halkına bir nimet olarak bahşettiği halı sanatı ile hiç bir yerde darda kalmadılar. Gerek istikrarlı bir döneminde, gerekse Rus Afgan savaşı döneminde de kendilerine veli nimet olarak gördükleri halı sanatı ile asla aç kalmadılar ve hatta kimseye el sermediler. Türkmenler, Afganistan’da ve göçmen olarak yaşadıkları Pakistan’da çoğunun geçim kaynağı halıdır.
Türkmenler kurdukları devletler olsun imparatorluklar, hatta han ve beğliklerin saraylarında hep kırmızı Türkmen halılarını kullanılmışlar. Şuanda bile Türkmen halıları başta ABD olmak üzere birçok Avrupa ülkelerinde kullanılmaktadır.
Her Türkmen boylarına göre halı desenleri, çizgileri ve motifleri de bulunmaktadır

Örneğin, Ersarı gölü, Teke gölü, Ahal gölü gibi her desenin ve çizgilerin adı ve ona ait boyları vardır. Afganistan Türkmenlerinde halının yeri ve önemi çok büyüktür.
Afganistan devleti kurulduğundan buyana Türkmen halkının el emeği göz nuru el sanatı Türkmen halısına her zaman ihtiyaç duymuştur. Çünkü Afganistan’da 3 milyon dan fazla Türkmen halkı yaşamaktadır ve Afganistan devleti ekonomisine büyük katkı sağlamaktadırlar. Türkmen el halıları Afganistan ekonomisinin % 40 gelir getirici ürünü olup, ayrıca ihracatta % 70 varan ilerleme kaydetmiştir.
Gerek iç piyasada, gerekse dış piyasada Afganistan’ın en önemli pazar kaynaklarından biri de halıdır. Bugün Türkmen halıları başta ABD, Almanya, İsviçre, Fransa, Hollanda, İtalya, Danimarka, Türkiye, Rusya, Arabistan gibi dünyanın en sayılı ülkelerine ihraç edilmektedir.
Türkmen halılarının yapılışı:
Koyun bahar ve güz olmak üzere iki defa kırpılır. Bu kırpılan yünler bir birine karıştırılmadın güzelce yıkanır ve güneşe serilir.
Kuruyan yün Türkmen gelin ve kızları tarafından Yün Tarak dedikleri ağaçtan yapılmış dik ve ayaklı taraktan güzelce taranır. Taranan yünler belli bir kıvama geldikten sonra ''Sümek'' adını verdikleri ufak parçalara ayrılır. İplik haline getirilmesi için parçalara ayrılan sümekler İk ve Atanak (ip eğirme aleti) ile eğrilerek iplik haline getirilir. Eğirilen iplere Eriş adı verilir ve bu hazırlanan ipler halının dokunacak değil de önülecek ipleri olur. Bu ergiş ipleri asla boyanmaz.
Dokunacak ipler ise ayrı bir yerde ve ya atölyeden hazırlanakar gelir. Bu iplerin boyası kimyasal maddeler değilde çeşitli bitki özleri, bitki kökleri, saman sapı, bozkırlarda yetişen sazak kökleri veya nar kabuğu ve bunun gibi bitkisel ve kök boyalar kullanılarak kaynatılarak kullanılar.
Halının saçak ipliği olacak ergeş ve boya iplikleri hazırlandıktan sonra, öze olarak hazırlanın halı tezgahları bunlarda ''Yer tezgahı ve dik tezgahlar'' olmak üzerer iki çeşide ayrılır.
Halı ipleri hazırlandıktan sonra halı tezgahlarında belli ölçülerde metre kare ve ebatlarına göre, eriş (boyanmamış) ipleri tezgahlara dizilir. Daha sonra yapılacak halı desenine göre renkli iplikler hazırlanır ve halı dokunmaya başlanılır.
Afganistan’da Türkmen halısı dokulan yerler şunlardır:
a) Şibirgan şehrine bağlı Hücüdükke, Mengecik, Garkın, Hamiyap, Akça, Mürdiyan, Hanaka ilçelerinde ve bu ilçerelere bağlı köylerinde.
b) Faryap İline bağlı Anthoy, Hançarbağ, Karamgol ilçelerinde ve bu ilçelere bağlı köylerinde.
c) Badıgis İline bağlı Marçak ilçesinde ve bu ilçeye bağlı Türkmen köylerinde.
d) Belh İline bağlı Devletabat, Kelder, Şortepe, ilçelerinde ve bu ilçelere bağlı köylerinde.
e) Kunduz İline bağlı İmamsahip, Çardere, Deştiarçi, Akdepe ilçelerinde ve bu ilçelere bağlı köylerinde.
Günümüzde yapılan Türkmen halılarının isimleri ise şöyledir:
a) Bilcik
b) Kunduzi
c) Halmemedi
d) Çöprenk (Uşak)
e) Cengelarık
f) Kargahi
g) Hocaroşnayi
(Hazırlayan Muhammet Aşır Eşgeroğlu)

2 Mayıs 2010 Pazar

KABİLDEN SONRA ŞİBİRGAN'A DA TÜRK İMAR TİMİ
NATO güçlerine zor anlar yaşatan Taliban militanlarının Kuzey Afganistan’da yeniden güçlenmeye başladığı bir sırada, Türkiye bu bölgeye yeni bir imar timi gönderecek.
1998 yılında Taliban militanlarının Afganistan'ın kuzey bölgesinde yaşayan Türk'lere yönelik katliamlarına sahne olmuştu. O tarihte Türk Dışişleri Bakanlığı, katliamların önlenmesi için devreye girmiş ancak sonuç alamamıştı.
Kuzey Afganistan, 11 yıl aradan sonra yeniden Türkiye’nin gündemine girdi. Kabil'in Vardak ilçesinden sonra bu ülkedeki ikinci Türk İmar Timi Şibirgan’da konuşlanacak. Timin öncelikli görevleri arasında ilin imarının gelişmesine ve idari ve güvenlik kapasitesini geliştirmek olacak.
Güney Türkistan'da 7 milyona yakın Türk'ün yaşadığı tahmin ediliyor.
(Ajanslardan)

16 Nisan 2010 Cuma


TÜRKİSTAN'IN MANEVİ ÖNDERİ HALİFE KIZILAYAK

YILLARDIR ÇEŞİTLİ ARŞİVLER DERLENEREK HAZIRLANAN TÜRKİSTAN’IN MANEVİ ÖNDERİ HALİFE KIZILAYAK KİTABI YAYIMLANDI

Türkistan’da Bolşevik ihtilalına karşı direnen mücahit kahramanlardan biri olan Türkistan’ın Manevi Önderi Halife Kızılayak hakkında çeşitli arşivlerden yararlanarak derlenen eser nihayet yayınlanmıştır.
Gazeteci Osman Mahdum tarafından yıllardır üzerinde titizlikle çalışılan ve Düzey Yalıncılık tarafından yayımlanan Türkistan’ın iftiharı Manevi Önderi Halife Kızılayak’ı tanımayan yoktur.
Güney Türkistan’da yaşayan tüm Türk halkının saygı duyduğu Halife Kızılayak, Afganistan'ı 40 yıl istikrarlı bir şekilde yöneten Zahirşah'ın ''Kral'' olacağını yıllar öncesinden bilmiş ve onu büyük bir kazadan kurtarır.
Bolşivik ihtilaline karşı direnen Basmacıları Afganistan'ın küzeyinde tek çatı altında toplamış, 70 bine yakın askeri toparlayarak yeniden örgütlemeyi başarmış bir şahsiyettir.
Kızılayak Halife, Türkmenistan, Afganistan ve Türkiye’de tanına büyük bir alim, bir önder, takva sahibi, ileri görüşlü mütevazi bir liderdir.
1919'dan 1941 yılına kadar vatan savunması için çeşitli mücadeleler veren Halife Kızılayak'ın aile fertlerinden 47 kişi şehit vermiştir. Ömrünün büyük bir bölümünü cihatla süsleyen Kızılayak Halife'nin oğulları ve torunları da 60 yıl arada aynı dedesi gibi vatan savunmasında yer almışlardır.

21 Mart 2010 Pazar

TÜM TÜRK ALEMİNİN NEVRUZ BAYRAMINI EN İÇTENLİKLE KUTLARIM

19 Mart 2010 Cuma

KIZILAYAK CAMİSİNİN KIBLESİ

H
alife Kızılayak, Orta Asya'dan Afgan topraklarına geçtikten sonra, sürekli olaraka kalacakları ve mesken tutacakları yerde ilk önce bir cami yaptırmaya karar verir.
Caminin kıblesini başta bizzat kendisi, Molla Gurban Halipa meşhur (Garamkol Halipa) ve Mollagök Damılla ile birlikte bulurlar.
Bir hafta boyunca murakabeye çekilen Halife Kızılayak, her akşam caminin kıblesini bulmak için iplere bağladıkları kazıkları çakarlar, ertesi sabah yeniden söktürerek bir başka yöne çakarlar. Bu yaklaşık bir hafta böyle sürer ve en sonunda şimdiki Kızılayak Cami'nin kıblesini tespit eder ve karar kılarlar.
O dönemlerde ancak ordu mensuplarında bulunan pusula da kullanmak mümkün değildir. Şimdi bırakın pusula kullanmayı, teknoloji ölye ilerledi ki, internet üzerinden ''Google Eart''a girerek, direk yönünüzü görebiliyorsunuz.
Bende tam bundan yaklaşık 90 yıl önce Kızılayak Halife'nin kıblesini belirlediği Kızılayak camisinin yönüne göz attım. Çok ilginçtir, düşük bir eğim dışında caminin kıblesi tam kabeye yönelmiş durumda olduğunu gördüm.
1923 yılları sırasında inşa etildiği tahmin edilen Kızılayak cami, ilk önce kerpiçten duvarlar örülerek yapılır. Daha sonra cami cemaatinin giderek artması nedeniyle şimdiki durumu inşa edilir.
Tamamen betonarmadan ve üzeri bakırla örtülen caminin tüm gideri Afgan Kralı Zahirşah tarafından üstlenir.
Bu caminin bakımı ve onarımı için Vakıf kurulur. Caminin sürekli olarak bakımına gelir sağlaması için de vakıf adına bölgede geniş bir arazi tahsis edilir. Bu arazi ekilir, biçilir veya kiraya verilir, tüm geliri ise cami için harcanır.
Etrafından geniş bir avlusu bulunan ve yüzlerce talebenin ders aldığı medrese ile kapanan avlununu iç kısımında ise çiçek bahçesi bulunuyor.
Çok düzenli bir şekilde reyhan çiçeği ve gül fidanlarının dikildiği bahçeden yayılan çiçek kokusu camiye gelen cemaatti kendisine çeker.
Camide her gün ilkindi namazından sonra akşam namazına kadar sofular ders alırlar, kaza namazı kılarlar ve kıraat dersi alırlar ''Sofu Allahyar'' kitabı ''Meslek-il Müttakin'' kitapları okunur ve açıklamasını dinlerler.
Bu gelenek Buhara cami ve medreselerinde olduğu gibi Kızılayak camisinde de bu tarihe kadar kesintisiz olarak sürdürülüyordu.